Alanya Belediyesi’nin çözüm merkezine yapılan bir vatandaş ihbarının, yasal olarak belirlenen 15 günlük cevap süresi geçmesine rağmen sonuçlandırılmadığı iddia edildi.
Bir vatandaş tarafından yapılan başvuru, 22 Eylül 2024 tarihinde Alanya Belediyesi Çözüm Merkezi’ne iletildi. Söz konusu ihbar, Sugözü Mahallesi 1199 ada 8 parseldeki binada tespit edilen kaçak yapılaşma ile ilgiliydi. Ancak, başvurunun üzerinden haftalar geçmesine rağmen herhangi bir geri dönüş sağlanmadı.
Vatandaşın defalarca yazılı ve sesli hatırlatma yapmasına rağmen belediyeden sadece “Müracaatınız ilgili müdürlüğe iletilmiştir” şeklinde otomatik mesajlar gönderildi. Bu durum, belediyenin “görevi ihmal” ve “görevi kötüye kullanma” suçunu işlediği iddialarını gündeme getirdi.
Hukuki Değerlendirme
Türk Ceza Kanunu Madde 257 – Görevi Kötüye Kullanma:
“Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket eden kamu görevlisi, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olursa, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Ayrıca:
3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 7. Maddesi gereği,
“Kurum ve kuruluşlar, kendilerine yapılan başvuru ve dilekçelere en geç 15 gün içinde cevap vermekle yükümlüdür.”
Bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde, belediye personelinin ilgili ihbara süresi içinde dönüş yapmaması hem idari hem de cezai sorumluluk doğurabilir.
Kamu Vicdanı Açısından
Bir vatandaşın kaçak yapılaşma gibi kamu düzenini ilgilendiren bir konuda yaptığı başvuruya yanıt verilmemesi, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda kamu düzeni ve güvenliği açısından ciddi bir ihmaldir.
Belediyenin bu tür ihbarlara duyarsız kalması, “yasal süreçlerin işletilmediği ve görev bilincinin zedelendiği” yönünde toplumda güven kaybına neden olmaktadır.
Sonuç:
Alanya Belediyesi’nin ilgili imar müdürlüğü başta olmak üzere sorumlular hakkında hem idari inceleme hem de yargısal süreç başlatılması talep ediliyor.
Vatandaşlar ise, kamu görevlilerinin kanunlarla belirlenmiş görev sürelerine uyması ve şeffaf bir bilgilendirme yapılması gerektiğini vurguluyor.
