Gazipaşa’da 14 Ocak 2025’te ormanlık alanda yaşamını yitirmiş halde bulunan iki çocuk annesi Seval Alkan’ın ölümüyle ilgili dosya, aradan geçen sürenin ardından yeniden yargı gündemine taşınıyor. Daha önce “takipsizlik” kararıyla kapatılan soruşturma, dosyada yer alan ciddi eksiklikler, Adli Tıp raporlarındaki çarpıcı bulgular ve şüpheli ifadeler nedeniyle yeniden ele alınacak.
ORMANLIK ALANDA BULUNMUŞTU
Olay, 14 Ocak Salı günü Gazipaşa’nın Çığlık Mahallesi Bükçeğiz Mevkii’nde meydana geldi. Yeni Mahalle’de ailesiyle yaşayan Seval Alkan, mantar toplamak amacıyla evden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Aile bireyleri ve mahalle sakinlerinin katılımıyla başlatılan arama çalışmaları sonucunda Alkan’ın cansız bedeni, ormanlık alanda bir çam ağacına iple asılı halde bulundu.
İhbar üzerine bölgeye sevk edilen jandarma ve sağlık ekipleri, Seval Alkan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerindeki incelemesinin ardından cenaze Gazipaşa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı, ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
DOSYA TAKİPSİZLİKLE KAPATILDI
Soruşturma kapsamında İ.Y. ve eşi A.Y. şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Ancak yapılan işlemlerin ardından savcılık tarafından dosya hakkında takipsizlik kararı verilerek dosya kapatıldı.
İntihar olayının ardından yürütülen soruşturma kapsamında savcılık tarafından dosya hakkında takipsizlik kararı verildi. Ancak Seval Alkan’ın eşi Tevfik Alkan, bu kararın ardından dosyada birçok eksiklik bulunduğu gerekçesiyle Avukat Baran Saruhan’a başvurdu.
Geçtiğimiz hafta merhumenin eşi Tevfik Alkan’ın talebi üzerine sürece dahil olan Avukat Saruhan, dosyayı inceleyerek soruşturma aşamasında telefon ve sim kart incelemesi yapılmaması, Adli Tıp raporlarındaki bulguların yeterince değerlendirilmemesi ve şüpheli ifadeleri arasındaki çelişkiler gibi önemli eksiklikleri tespit etti. Yapılan bu incelemelerin ardından dosyanın yeniden yargıya taşınması için hukuki girişimlerin başlatıldığı öğrenildi.
“DOSYA AYDINLATILMADAN KAPATILDI”
Ailenin avukatı Baran Saruhan, dosyada ciddi eksiklikler bulunduğunu belirterek, “Seval Alkan’ın ölümüyle ilgili dosya, maddi gerçeğe ulaşılmadan kapatılmıştır. Mevcut deliller ve raporlar dikkate alındığında, sürecin yeniden yargıya taşınması kaçınılmazdır” dedi.
TELEFON VE SİM KART İNCELENMEDİ
Saruhan, soruşturmadaki en önemli eksikliklerden birinin dijital incelemelerin yapılmaması olduğunu vurgulayarak, “Merhumenin cep telefonu ve sim kartı üzerinde hiçbir inceleme yapılmadan takipsizlik kararı verilmiştir. Bu veriler incelenmeden sağlıklı bir sonuca ulaşmak mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
ADLİ TIP RAPORLARINDA DİKKAT ÇEKEN BULGULAR
Adli Tıp raporlarında yer alan bulguların da yeterince değerlendirilmediğini belirten Saruhan, “Vajinal sürüntü örneklerinde sperm hücresi ve meni tespit edilmiştir. Ancak bu bulgunun kime ait olduğuna dair herhangi bir DNA eşleştirmesi yapılmamıştır” dedi.
ŞÜPHELİ İFADELERİNDE ÇELİŞKİ İDDİASI
Dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan kişilerin ifadelerine de değinen Saruhan, “İ.Y. ve A.Y.’nin beyanları ile dosyadaki diğer deliller arasında ciddi çelişkiler bulunmaktadır. Bu çelişkilerin yargı makamları önünde değerlendirilmesi gerekmektedir” diye konuştu.
Yeniden başlatılacak süreçte Seval Alkan’ın ablası S.G., erkek kardeşi R.U. ve eşi A.U.’nun da şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulacağı öğrenildi.
‘İNTİHARA YÖNLENDİRME’ SUÇUNDAN DAVA TALEBİ
Hukuki sürecin hangi kapsamda yürütüleceğini de açıklayan Avukat Saruhan, “Müvekkilim Tevfik Alkan adına, şüpheliler İ.Y. ve A.Y. hakkında ‘intihara yönlendirme’ suçundan dava açılması için gerekli başvurular yapılacaktır. Dosya, tüm yönleriyle yeniden yargı önüne taşınacaktır” dedi.
İNTİHAR NOTU İDDİASI DOSYADA
Saruhan, dosyada yer aldığı belirtilen bir notta Seval Alkan’ın, “Ölümümden İ.Y. ve A.Y. sorumludur. A.Y. boğazımı sıkarak, ‘ya kendini öldür ya da ben seni öldürürüm’ diyerek yapmadığım şeylerle beni suçladı” ifadelerine yer verdiğinin de altını çizdi.
Avukat Saruhan, kadın cinayetlerinin her geçen gün arttığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Kadın cinayetlerinin her geçen gün daha da arttığı ülkemizde, özel eğitim öğrencisi bir kız çocuğunun annesinin intihara sürüklenmesine neden olan unsurlar dosyada açıkça mevcutken, bu dosyanın takipsizlik kararıyla kapatılması cinayete ortak olmaktır. Bu tür kararlar yalnızca adaleti zedelemekle kalmıyor, benzer olayların da önünü açıyor.”
