Japonya’nın Aomori eyaletine bağlı Misawa açıklarında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki depremde 34 kişi yaralandı. Gelişmiş altyapısı, deprem yönetmelikleri ve yapı denetim sistemiyle bilinen Japonya’da can kaybı yaşanmadan atlatılan bu sarsıntı, Türkiye’de yeniden aynı soruyu gündeme getirdi:
“Aynı büyüklükteki deprem Türkiye’de yaşansaydı sonuç ne olurdu?”Türkiye’nin Deprem Gerçeği
Türkiye, fay hatlarıyla çevrili bir ülke olduğunu neredeyse her büyük afette acı bir şekilde hatırlıyor. 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde 50 binden fazla kişi hayatını kaybetti, on binlerce yapı ağır hasar aldı. Aradan uzun zaman geçmesine rağmen binlerce depremzede hâlâ konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veriyor. Barınma, sosyal yaşam, eğitim, sağlık ve güvenlik koşulları ise hâlâ ciddi şekilde tartışılıyor.
Japonya ile Türkiye Arasındaki Fark Nerede Başlıyor?
Japonya’da 7,5 büyüklüğündeki bir deprem sadece 34 yaralıyla sınırlı kalırken, Türkiye’de aynı şiddette bir sarsıntının sonuçlarını uzmanlar dahi tahmin etmekte zorlanıyor.
Uzmanlara göre farkın temelinde:
- Bina üretiminde etkin denetim,Depreme dayanıklı şehir planlaması,
- Toplumun deprem bilinciyle eğitilmesi,
- Acil durum yönetiminin merkezi ve disiplinli şekilde işlemesi gibi kritik faktörler yer alıyor.
- Dünyanın en çok deprem yaşayan ülkelerinden biri olan Japonya; titreşimi sönümleyen yapılar, hızlı tahliye sistemi ve planlı ilerleyen kriz yönetimi sayesinde büyük felaketleri “yönetilebilir” hâle getiriyor.
Türkiye’de Aynı Deprem… 7,5 büyüklüğünde bir depremin;
- İstanbul’da,
- Hatay’da,
- İzmir’de,
- Bursa’da,
- Erzincan veya Bingöl fay hattında meydana gelmesi hâlinde, uzmanlar çok daha ağır sonuçlar yaşanacağı, uzun sürecek enkaz çalışmalarının ve yeniden büyük bir barınma krizinin kaçınılmaz olacağını belirtiyor.
Deprem Bitmiyor, Tedbir Bitmiş Gibi
Türkiye’de hâlâ yeni konut bekleyen aileler, okula konteynerden giden çocuklar ve şartlarının iyileştirilmesini bekleyen deprem bölgeleri varken, Japonya’daki bir deprem haberi bizim için sadece “dış haber” değil yakın, gerçek ve ürkütücü bir ihtimalin hatırlatıcısı. Ve vatandaşların en çok sorduğu soru hâlâ aynı: Bir sonraki büyük depremde hazır olacak mıyız, yoksa yine yıllarca yaralarımızı sarmaya mı çalışacağız?
