Katolik dünyasının ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis’in 88 yaşında hayatını kaybetmesi, Hristiyan dünyasını yasa boğdu. Papa’nın ölümüyle birlikte, yüzyıllardır tartışılan bir kehanet yeniden gündeme geldi: “Papaların Kehaneti”.
900 Yıllık Kehanet ve ‘Son Papa’ İddiası
-
Papa olarak görev yapan Francis’in ölümü, İrlandalı başpiskopos Aziz Malachy’e atfedilen ve yaklaşık 900 yıllık olduğu öne sürülen kehaneti yeniden hatırlattı. “Papaların Kehaneti” olarak bilinen bu metin, 1139 yılında Malachy’nin Roma ziyareti sırasında gördüğü bir vizyona dayandırılıyor.
1595’te Vatikan’ın gizli arşivlerinde bulunduğu iddia edilen bu metinde, 112 kısa ve gizemli cümleyle ardı ardına gelecek papalar tarif ediliyor. Kehanete göre Papa Francis, son Papa olacak. Onun ardından, ‘Romalı Petrus’ adlı bir figürün Kilise’ye liderlik edeceği ve büyük sıkıntıların yaşanacağı öngörülüyor.
Metindeki ifadeye göre:
“Kutsal Roma Kilisesi’nin son zulmünde, birçok sıkıntının ortasında sürüsünü besleyecek olan Romalı Petrus hüküm sürecek. Ardından yedi tepeli şehir yok edilecek ve korkunç Yargıç insanları yargılayacaktır. Son.”
Yedi Tepeli Şehir: Roma mı, İstanbul mu?
Kehanette geçen “yedi tepeli şehir” ifadesi ise farklı yorumlara açık. Bu unvan tarih boyunca yalnızca Roma’ya değil, İstanbul başta olmak üzere dünyanın çeşitli şehirlerine atfedilmiştir. İstanbul’un Sarayburnu, Çemberlitaş, Beyazıt, Fatih, Yavuz Selim, Edirnekapı ve Kocamustafapaşa semtleri bu unvanı desteklerken; Roma, Atina, Prag, Madrid, Amman, Tahran, Mekke gibi şehirler de “yedi tepeli” olarak bilinir.
2027 Kehaneti: Kıyamet Mi Geliyor?
Metnin sonuna doğru 2027 yılına işaret ediliyor. Birçok Hristiyan, Mesih’in İkinci Gelişi’nin bu tarihte gerçekleşeceğine ve bunun Kıyamet Günü’nü başlatacağına inanıyor. Bu inanç, Papa Francis’in ölümünün ardından daha da fazla yankı buldu.
Akademisyenler Şüpheli: “Uydurma Olabilir”
Öte yandan birçok tarihçi ve akademisyen, bu kehanetin doğruluğu konusunda şüpheli. ABD merkezli US Catholic dergisine göre, metin 1590’daki papalık seçiminde Kardinal Girolamo Simoncelli’yi desteklemek amacıyla kaleme alınmış olabilir. Bazı uzmanlar, kehanetin Malachy tarafından değil, çok daha sonradan kaleme alındığını savunuyor.
Her ne kadar bu kehanet büyük bir ilgi uyandırsa da, metnin tarihsel geçerliliği ve gerçekliği hâlâ tartışmalı.
