1. Haberler
  2. Özel Haber
  3. “Alanya Belediyesi, Alanya’da yaşayan 500 bin kişiden sorumlu”

“Alanya Belediyesi, Alanya’da yaşayan 500 bin kişiden sorumlu”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zafer Partisi Alanya Belediye Başkan Adayı Tahsin Biner, Mega TV’nin sorularını yanıtladı. Her fırsatta Alanya’nın hak ettiği değeri görmediğine vurgu yapan Biner, sorularımızı yanıtlarken Alanya için geliştirdiği projelerden de bahsetti.

 

 

Alanya’da gerçekleştirmeyi planladığınız değişim ve dönüşüm projeleri nelerdir? Şehri nasıl bir vizyonla şekillendirmeyi hedefliyorsunuz?

 

Şehrin büyük değişime ihtiyacı olan noktası, trafik ve betonlaşma. Trafikten ve ulaşımdan başlamayı planlıyorum Özellikle iş çıkış ve işe gidiş saatlerinde Alanya trafiği çekilmez bir kargaşa haline geldi. Bu noktada benim yapmak istediğim tek yön uygulaması. 25 metrelik yolun doğudan batıya gidiş, Atatürk Caddesi batıdan doğuya dönüş şeklinde veya tam tersi. Kararı uzman analistlerle ve yapmış oldukları çalışmalarla belirleyeceğiz Tek yol uygulamasıyla bence Alanya trafiği çok rahatlar. Bunun örneği birçok dünya kentinde var. Bu saatten sonra Alanya’yı yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre tek yol uygulaması hali hazırda olan yolları daha verimli kullanmak noktasında tek yol uygulaması bizim tek çaremiz gibi görünüyor. Diğer yandan betonlaşma Alanya’nın maalesef can çekişmesine neden oluyor. Alanya son 5-6 yılda gerçekten çok eziyet edilir hale gelmiş bir durumda. O yüzden bir master planı, bu şehrin bence en önemli ihtiyaçlarından birisi. Yeni yapılacak olan yerleşim bölgelerinde yeni bir master planı daha yaşanabilir bir Alanya şeklinde uygulanmalı. Daha fazla yeşil alan, daha fazla park, daha geniş yollar, daha fazla sosyal alanlar içeren yeni bir master planı bence Alanya’nın önümüzdeki yıllardaki kurtuluşunun temelini oluşturacak.

 

Kent, sakinlerini karar alma süreçlerine nasıl dahil edeceksiniz? Toplumun taleplerini nasıl dinleyip bu taleplere uygun politikalar geliştireceksiniz?

 

Amerika’da bir uygulama var. Yıllardır yapılan bir uygulama, bir mahalleye, herhangi bir bina yapılacaksa herhangi bir tesis yapılacaksa veya herhangi bir bina kentsel dönüşüme gelecekse o mahallenin onayı alınır. Bu Amerika’daki belediyecilik kanununda olan bir şeydir. Böyle bir planımız var. Eğer uzlaşma sağlarsak biz her mahallede yapılacak olan işlemleri mahalleliye sorarak, onların fikrini beyan etmesine yol açacağız ve mahallenin komple uzlaşması sağlanarak o mahalleye bir şey yapılmasını talep edeceğiz. Hedeflerimizde şehirde yaşayanların şehir yönetimine bu şekilde katılmalarını sağlamak var.

 

Alanya’nın ekonomik kalkınması için nasıl bir strateji izleyeceksiniz? Yerel seçimlerde desteklemek ve yeni istihdam olanaklarını yaratmak adına neler planlıyorsunuz?

 

Bizim en büyük planımız ekonomik anlamda Alanya’nın tüm beldelerine kooperatif kurmak. Biliyorsunuz Alanya bir turizm kenti ama bir o kadar da tarım kenti. Tarım hiç göz ardı edilemeyecek kadar yoğun Alanya’da. O yüzden bu 102 beldeye satın alma kooperatifleri kurarak köylünün üretmiş olduğu ürünleri değerinden satın almayı hedefliyoruz. Biliyorsunuz birçok köyde atıl durumda köy okulları var. Taşımalı sistem geldikten sonra birçok köyün beldenin okulları atıl duruma geldi. Biz bu atıl durumda olan okulları yeniden revize ederek onararak Milli Eğitim ile ortak bir çalışma yaparak bu köy okullarını köylünün üretmiş olduğu ürünlerin satın alındığı, paketlendiği, kontrol edildiği, ekonomiye kazandırıldığı bir yer haline getirmek istiyoruz. Bu belde ve köylerde yaşayan halkımızın ekonomik refahının artmasını bu şekilde sağlamayı planlıyoruz.

 

Şehrin çevresel sürdürülebilirliği için neler yapmayı planlıyorsunuz? Yeşil alanları arttırmak, enerji verimliliğini artırmak gibi çevre dostu projeleriniz var mı?

 

Her şeyden önce bu şehrin en büyük çevre noktasında ihtiyacı arıtma. Biliyorsunuz son yıllarda hızlı artan nüfusla şehrin hali hazırdaki arıtmaları yetersiz kaldı. Son birkaç yılda Alanya’nın denizi ileri ölçüde kirlendi. Özellikle çok sıcak olan 2 ay temmuz ve ağustosta denize girdikten sonra oluşan ciddi bağırsak enfeksiyonlarında, ben bir tıp hekimi olduğum için bunu rahatlıkla söyleyebilirim, çok ciddi şekilde artış oldu. Bu şehrin çevresel sorunlarının başında bence arıtma geliyor. Arıtmayı her ne şekilde olursa olsun bu şehrin nüfusuna orantılı bir şekilde büyütmeyi hedefliyoruz. Diyorlar ki arıtma Alanya Belediyesi’nin işi değil, Büyükşehir Belediyesi’nin işi… Hayır. Alanya Belediyesi, Alanya’da yaşayan 500.000 kişinin sağlığından sorumludur. Hayat kalitesinden sorumludur. Onların yaşam alanlarından sorumludur. Yadsınamayacak bir problemdir bu Alanya için. O yüzden bizim bir projemiz var, “Şehir Vergisi” adı altında. Alanya’ya gelen her turistin bu şehir vergisi fonuna kişi başı para ödemesi uygulamasını başlatmak istiyoruz. Bu bütün dünyada popüler turistik şehirlerde yıllardır yapılan bir uygulama. Barcelona’ya giderseniz Milano’ya giderseniz Nis’e giderseniz bu uygulamalar oralarda yıllardır vardır. Turist olarak gittiğiniz bu şehirde siz günlük bir parayı o şehrin belediyesine ödersiniz. İşte bu yaratacağımız fonla acil olarak Alanya’nın arıtma ihtiyacını gidermeyi planlıyoruz, ilk hedefimiz arıtma olacak.

 

Beklenmedik durumlarda veya kriz durumlarıyla nasıl başa çıkacaksınız? Acil durum planlarınız hakkında nasıl bir strateji izleyeceksiniz?

 

Şimdi beklenmedik durumların en başında bence artık Türkiye’nin kaçınılmaz bir gerçeği deprem var. Deprem konusunda Türkiye oldukça riskli bir ülke haline geldi. İkinci konu bence iklim değişikliği ve kuraklık. Kuraklığın getirdiği bazı yeni yeni, mühendislerin, tarım müdürlüklerinin veya tarım bakanlığının hiç beklemediği şeyler meydana gelmeye başladı. Örneğin yaz aylarının artık kasım-aralık ayına kadar sarkmasından dolayı sebze fiyatlarındaki inanılmaz dalgalanmalar, örneğin bu sene çok enteresandır; Ekim ayında salatalık fiyatları bir liraya kadar düştü Alanya’da ve çiftçiler bundan inanılmaz derecede etkiledi. İşte bunlar hep iklim değişikliğinin sonuçlarından kaynaklanan şeyler. Havaların sıcak gitmesinden kaynaklanan şeyler, yeniden bir tarım yapılanması, Tarım İl Müdürlüğü veya İlçe Müdürlükleri ile organize çalışarak yeni bir tarım uygulama planlaması yapılmalı bence. Çünkü ben de bir çiftçiyim, ben de Antalya’da 50 dönüm arazi üstünde üretim yapmaktayım. Küçükbaş hayvan ve meyve sebze üretimi yapıyorum. O yüzden artık Türkiye veya bu bölge subtropikal bölgeye doğru gidiyor. Artık Akdeniz ikliminden subtropikal iklime doğru geçmeye başladı. Bence bunların önlemi, tarım il müdürlükleri, tarım ilçe müdürlükleri ve belediyenin tarım bölümleri ile ilgili ortak yapmış oldukları çalışmalarla yeni bir plan, yeni bir ekim planı, halihazırda çiftçinin bu iklim değişikliğinden zarar görmemesi noktasında plan yapılmalı. Deprem noktasında da yıllardır görüyoruz. Toplanma alanları bence çok önemli. Toplanma alanlarının revize edilip yeni bir kentsel dönüşüm planlamasıyla acil durum eylem planına deprem toplanma alanlarının eklenmesi bence çok önemli bir nokta.

 

Kültür ve sanat etkinliklerine verdiğiniz önem nedir? Şehirde kültürel zenginliği artırmak ve sanata teşvik etmek adına neler planlıyorsunuz?

 

1 Aralık 2023’te adaylığımın açıklanmasından itibaren ilk söylediğim cümlelerden bir tanesi “Bu şehre sanat gelecek”. Şimdi biz şehre Avrupalı turistin gelmesini bekliyoruz. Şehre daha kaliteli Avrupalı turistin gelmesini bekliyoruz. Eğer biz bu şehre daha kaliteli Avrupalı turist getirmek istiyorsak, Avrupalı turistin ne istediğini iyi bilmemiz lazım. Avrupalı turist, çakma tekstil istemiyor, kalitesiz giyim istemiyor, kalitesiz yemek istemiyor, Avrupalı turist sanat ister sokak sanatı ister sokakta eğlenmeyi ister gezerken görsel sanatlara önem verir. Avrupalı turist konser sever, tiyatro sever, şov sever. Biz bunların hiçbirini şimdiye kadar yeteri olarak Avrupalı turiste sunamadık. O yüzden ilk günden beri hep söylediğim şey bu şehre sanat gelmeli. Bu noktada benim hep hayalim olan Şehir Orkestrası, Belediye Konservatuvarı ve en büyük hayallerimden biri kent meydanına kurulacak olan küçük bir amfi tiyatro. Yaz akşamları her akşam değişik bir sanatsal aktiviteyle şehre gelen yerli ve yabancı turistlere sanatsal bir aktivite sunabilmek benim en büyük hayallerimden birisi. Bu şehrin gerçekten sanata doyması. Bunun içinde yapacaklarımız dediğim gibi şehir orkestrası. Belediye Konservatuvarı ve kent meydanına kurulacak olan küçük bir amfi tiyatroyla her akşam değişik eğlencelerin ziyaretçilerimize sunulması.

 

Eğitim alanında şehirdeki gençleri desteklemek ve eğitim standartlarını yükseltmek adına neler yapmayı planlıyorsunuz?

 

Bizim biliyorsunuz yine çıkışlarımızdan bir tanesi israf projesi olan belediye sarayı adlı çalışma. Biz bu belediye sarayı adlı betonun hiçbir şekilde Alanya’ya yararlı bir bina olduğunu düşünmüyoruz. O yüzden biz belediye sarayını tamamen gençliğin kullanımına vermeyi hedefliyoruz. Biz orayı teknopark şeklinde bir teknoloji kampüsü yapmayı planlıyoruz. O binanın belli bölümlerinde robotik yazılım, bilgisayar kursları ve turizmde çalışan emekçilerinin kış aylarında yabancı dil kursları ile yabancı dil seviyelerini artırmayı planlıyoruz. Yine o binada ihtiyaç sahibi olan üniversite ve ortaöğrenim gençlerine bir bölümünü yurt olarak kullanmayı planlıyoruz. Ortaöğrenim ve üniversite çağındaki gençlerimize de ücretsiz wifi vermeyi planlıyoruz. Çünkü artık internet olmazsa olmazımız ve dünyadaki tüm iletişimin bilişimin temelinde artık internet var işte bu noktada üniversite çağında kalan olan gençlerimize ücretsiz wifi vermeyi takip ediyoruz. Biz gençleri çok önemsiyoruz ülkenin değişim isteyen bence en dinamik kesimi gençler. Gençlerle konuştuğumuzda çok fazla değişim istiyorlar. O yüzden biz gençlerimizi bu ülkenin geleceği olarak görüyoruz ve onların eğitimiyle ilgili her türlü desteği vermeyi de hazırız.

 

Ulaşım ve altyapı konularında şehirdeki sorunlara yönelik nasıl bir çözüm stratejisi izleyeceksiniz? Mesela öğrencilerin ulaşım sorunu gibi…

 

Üniversiteli öğrencilerin en büyük sıkıntısı belli saatten sonra ulaşım sıkıntısı olması. Mesela saat 9 buçuk 10’dan sonra çok fazla otobüsün gitmediği ve o yüzden de otostopla üniversite kampüsüne veya yurtlarına gidebildiklerini söylüyorlar. Bence gençlik, dinamik bir kesimdir. Genç kesim 24 saat yaşayan bir kesimdir. Bence üniversite bölgesinde 24 saat kesintisiz ulaşım sağlanmalı. Benim en büyük hedeflerimden bir tanesi de üniversite bölgesine 24 saat kesintisiz ulaşım sağlamak ve makul bir değerde bunu yapmak. Belediye bence gençleri bu konuda sübvanse etmeli. Bu giderlerin birazını belediye kendisi üstlenebilir. Nereden sağlayacak derseniz, şehir vergisi dediğimiz şehir fonundan üniversite gençleri fonlanabilir. Sübvanse edilebilir bence gençlik. Her şeyi hak ediyor. O yüzden ileride de başkan olduğumuz dönemde de gençler için ne yapabiliyorsak elimizden ne gelebiliyorsa hiç kesintiye gitmeyeceğiz bu konuda.

“Alanya Belediyesi, Alanya’da yaşayan 500 bin kişiden sorumlu”
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.