Merhaba sevgili Mega okurları,
Öncelikle hepinize sağlıklı, huzurlu ve bereketli günler diliyorum.
Bir insanın hayatı boyunca verdiği en anlamlı ve en onurlu mücadele; şerefini ve onurunu koruma mücadelesidir. Bu mücadeleyi sürdürebilmenin yolu ise duruş sahibi olmaktan geçer. Duruş sahibi olmak, her ne olursa olsun doğrularından ve değerlerinden ödün vermemektir. İnsan, ancak ilkelerine sadık kaldığı sürece gerçekten güçlü olabilir.
Alanya siyasi arenasında ise maalesef bu duruşu sergileyemeyen birçok siyasetçi görüyoruz. Siyasi hayatına büyük ideallerle, ilkelerle başlayanlar zamanla “koltuk sevdası” uğruna eğilip bükülüyor, bir zamanlar savundukları değerlerden uzaklaşıyorlar. Dün “ak” dediklerine bugün “kara” demekten çekinmiyorlar. Hangi siyasi parti onlara daha iyi bir koltuk sunarsa, bir anda o partinin değerlerini kendi değerleriymiş gibi sahipleniyorlar. Ancak unutmamaları gereken bir şey var: Dijital çağda hiçbir söz unutulmuyor. Ne söyledilerse, ne yaptılarsa kayıt altında. Ve Alanya halkı, geçmişi unutmuyor.
Son günlerde Alanya kamuoyunu meşgul eden, oldukça rahatsız edici bir başka konu ise, 75 yıl sonra iktidara gelen ve şeffaf yönetim anlayışıyla takdir toplayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Alanya Teşkilatı’ndan bir kişi ile ilgili iddialar oldu. Parti içerisinde sonradan torpil ile yer bulduğu öne sürülen bir kişinin, teşkilat içinde sürekli kriz yarattığı, aynı safta mücadele eden insanları birbirine düşürdüğü yönündeki iddialar artık yalnızca kulislerde değil, halk arasında da açıkça konuşuluyor. Güç zehirlenmesine uğramış bu şahsın, teşkilatın yerel basınla olan ilişkilerini zedelediği, yalnızca kendi yakınındaki bazı medya kuruluşlarını kayırarak diğer gazetecilere karşı saygısız tutumlar sergilediği yönündeki şikâyetler giderek artıyor. Bu kişi ayrıca, kendisini “profesyonel bankacı” olarak tanıtmasına rağmen, partinin resmi reklam ve ilan ödemelerini kendi şahsi hesabından yaparak büyük bir skandala imza atmış durumda. Dahası, bu işlemleri “partinin ödemesi” başlığı altında göstermesi de ayrı bir soru işareti oluşturuyor.
Sevgili okurlar,
Bu dünya gelip geçici… Bizler göçüp gittikten sonra geride bıraktığımız birkaç insan, hakkımızda ne söylüyorsa biz aslında “o”yuz. Güç, koltuk, iktidar… Bunlar uğruna savaşılacak şeyler değildir. Gerçek savaş, ancak onurlu bir yaşam sürdürmek içindir.
Sevgilerimle,
Meral Çetiner
GÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceSİYASET
4 gün önceGÜNDEM
5 gün önceGÜNDEM
5 gün önceGÜNDEM
6 gün önceGENEL
9 gün önce

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.