Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak bilirkişilik uygulamasının kötüye kullanıldığını söyledi. Gürlek, hakimlerin hukukun uygulanması veya hukuki olayların tasnifi konusunda bilirkişiye başvuramayacağını belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, TV100 canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. 12. Yargı Paketi kapsamında yapılan düzenlemeler ve yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi veren Gürlek, paketin bir bölümünün yasalaşarak Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlattı.
Yargının hızlandırılmasına yönelik hazırlanan paketin, uygulamada görev yapan hakim ve savcıların karşılaştığı sorunlar, tavsiye ve değerlendirmeler doğrultusunda hazırlandığını ifade eden Gürlek, paketin ikinci bölümünün TBMM’nin ekim ayında açılmasının ardından gündeme geleceğini söyledi.
Bilirkişilik uygulamasına yeni düzenleme
Bilirkişilik kurumuyla ilgili önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Gürlek, bazı dosyalarda bilirkişi uygulamasına gereksiz şekilde başvurulduğunu ifade etti.
Gürlek, “Bilirkişilik, Türkiye’de maalesef çok kötüye kullanılıyor. Her dosyada, ilgili ilgisiz dosyada hakimlerimiz bilirkişi yoluna başvuruyor. Biz artık bunu kaldırdık. Hakim kesinlikle hukukun uygulanması ya da hukuki olayın tasnifi konusunda bilirkişiye başvuramayacak.” dedi.
Hakimin bu konuda bilirkişiye başvurması halinde idari soruşturma yapılacağını da belirten Gürlek, düzenlemenin yasayla açık şekilde ortaya konulduğunu söyledi.
Bilirkişi incelemesinin davaların uzamasına neden olabildiğine dikkat çeken Gürlek, “Bilirkişiye dosya gittiği zaman maalesef dosyanın 6 ay uzaması demek.” ifadelerini kullandı.
“Alo Adalet 135” dönemi başlıyor
Gürlek, adli tatilin ardından 1 Eylül itibarıyla vatandaşların “Alo Adalet 135” hattını arayarak dosyalarının hangi aşamada olduğunu öğrenebileceğini açıkladı.
Yargının etkinliği bürolarında davalar için hedef süre uygulaması başlattıklarını belirten Gürlek, böylece vatandaşların açtıkları davanın ne kadar sürede sonuçlanacağını önceden görebileceğini söyledi.
İş ve alacak davalarında hedef sürenin 9 ay olduğunu belirten Gürlek, bu sürenin aşılması durumunda hakimden kaynaklanmayan makul bir gerekçe bulunması gerektiğini ifade etti. Gürlek, hakimin herhangi bir makul gerekçe olmaksızın davayı hedef süre içerisinde sonuçlandırmaması halinde gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi.
Yargı süreçlerinin takibinde yapay zekadan da yararlanıldığını aktaran Gürlek, dosyaların neden geciktiğinin takip edildiğini ve bu konuda Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile koordinasyon sağlandığını belirtti.
Gürlek, 1 Eylül’de 3 ilde “Alo Adalet 135” hattıyla irtibat bürolarının faaliyete başlayacağını, uygulamanın ekim ayında ise Türkiye genelinde hayata geçirileceğini açıkladı.
