Araştırmaya göre, kadının erkekten daha zayıf olduğu evliliklerde hem erkeğin hem de kadının mutluluk seviyesinin belirgin şekilde daha yüksek olduğu ortaya kondu. Araştırmacılar, bu ilgi çekici bulgunun ardındaki nedenleri evrimsel psikoloji ve ilişkilerdeki “ödül” dengesiyle açıklıyor.
İşte araştırmanın öne çıkan bulguları ve uzmanların değerlendirmeleri:
Erkekler İçin Evrimsel “Ödül” Dengesi
Evrimsel psikoloji verileri, erkeklerin eş seçiminde ve ilişki dinamiklerinde fiziksel çekiciliğe —ve buna bağlı olarak vücut kitle indeksine— kadınlara kıyasla çok daha fazla değer verdiğini gösteriyor. İlişkilerdeki “karşılıklı bağımlılık kuramı” ise bireylerin bir ilişkide verdiklerinden daha fazlasını veya en azından eşdeğerini alma eğiliminde olduklarına işaret ediyor.
Uzmanlara göre; erkek, kendisinden daha zayıf bir kadınla evli olduğunda, kendisi için son derece önemli olan bir kaynağı (fiziksel çekicilik ve zayıflık) fazlasıyla elde etmiş hissediyor. Bu durum erkeğin evlilikten aldığı “ödül” hissini artırıyor ve araştırmadaki grafiklere göre erkeği evliliğin en başından itibaren doğrudan daha mutlu bir hale getiriyor.
Maaş – Kilo Kıyaslaması: “Ekonomik Güç Benzetmesi”
Araştırmacılar durumu daha net açıklayabilmek adına oldukça çarpıcı bir benzetme yapıyor: Ekonomik güç ve fiziksel çekicilik dengesi.
Evrimsel olarak kadınların, erkeğin ekonomik kaynak sağlama kapasitesine daha fazla önem verme eğiliminde olduğu biliniyor. Erkeğin kadından daha fazla kazandığı evliliklerde (bu kaynağın kadın için daha öncelikli olması sebebiyle) nasıl ki daha az çatışma ve daha yüksek memnuniyet gözlemleniyorsa, kadının erkekten daha zayıf olduğu evliliklerde de benzer bir denge sağlanıyor. Zayıflık ve fiziksel çekiciliğin erkek için daha önemli bir kaynak olması, ilişki içerisindeki genel memnuniyeti artıran bir unsur olarak çalışıyor.
Kadınlar İçin Kritik Çıkarım: “Sıfır Beden” Baskısına Gerek Yok
Çalışmanın kadınlar açısından en önemli ve rahatlatıcı sonucu ise medya dayatmalarına karşı bilimsel bir kalkan oluşturması.
Günümüzde medya, kadınlara sürekli olarak “kusursuz ve sıfır beden” olmaları yönünde yoğun bir baskı uyguluyor. Ancak araştırmacılar, mutlu bir evlilik için mutlak anlamda çok zayıf olmaya gerek olmadığını vurguluyor. Bilimsel veriler, kadının yalnızca eşine kıyasla daha düşük bir vücut kitle indeksine sahip olmasının mutlu bir beraberlik için yeterli olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, doğru eş seçimi yapıldığında kadınların “aşırı zayıflık” baskısından kurtulup çok daha huzurlu bir ilişki sürdürebileceklerinin altını çiziyor.
Araştırma;
Söz konusu araştırma, Dr. Andrea L. Meltzer ve ekibi tarafından yürütülmüş olup, 2011 yılında Social Psychological and Personality Science dergisinde “Marriages Are More Satisfying When Wives Are Thinner Than Their Husbands” (Kadınların Eşlerinden Daha Zayıf Olduğu Evlilikler Daha Tatmin Edicidir) başlığıyla yayımlanmıştır. Akademik literatürde geniş yankı uyandıran bu çalışma, yaşları 35’in altında olan 169 yeni evli çiftin dört yıllık bir süreçte takip edilmesine dayanmaktadır.
