31 Mart Yerel Seçimlerinin Perde Arkası

KÖŞE YAZISI kapak (3)

Yıllar ilerledikçe insanların geçmişe olan özlemi aynı oranda artıyor. Uzmanlar her ne kadar bu konuya “nostalji” gibi isimler taksa da, ben bunu eski zaman insanlarının davranışlarını çağımızda görememenin yarattığı bir hayal kırıklığı olarak adlandırıyorum.

Meslek hayatıma 21 yaşımdayken başladım. Başladığım andan itibaren aşkla yaptığım bu mesleği, kriz anlarında bırakmayı düşünmüş olsam da hissettiğim bağlılık ağır bastı ve medya sektöründe hayatıma devam ettim. Her zaman kendi doğrularımın yanında durdum; arkasında da dimdik durmayı sürdürdüm. Ancak yıllar sonra, tırnaklarımla kazıya kazıya geldiğim noktada karşılaştığım vefasızlıklar nedeniyle ilk defa “Acaba hata mı ettim?” diye düşünmeden edemiyorum.

31 Mart yerel seçimleri sürecinde nerede durduğum, beni takip eden herkesin malumudur. Beni ahde vefanın günümüz insanında tamamen yok olduğuna inandıran süreç de tam olarak bu dönemdir. Seçimlerden sonra Alanya için mutluyken, başarmış olmanın ve doğru olduğuna inandığım tarafta durmanın hazzını yaşarken 2 Nisan 2024’te ilk darbeyi yedim. “Seçimin gizli kahramanı” başlığıyla paylaştığım fotoğraf sonrası, Alanya’daki iktidar partisinin geçmiş dönem yönetiminde bulunan bir kişi tarafından saygısızlık ve hakarete varan sözlere maruz kaldım. Hayatımda daha büyük çok az şaşkınlık yaşamışımdır. Hiyerarşi bilmeyen, görgüyü unutan, makamı kişisel ego gösterisine dönüştüren kişiler tarafından hedef alınsam da önemsemedim.

Eğer ben seçim döneminde karşı tarafın iddia ettiği gibi sadece para karşılığı ilan aldıysam, sadece ticari bir ilişki yürüttüysem; o hâlde o dönemde el üstünde tutulmamın, “kardeşim” diye hitap edilmemin, gizli toplantılarda yol haritaları çizmemin izahı nedir?

Ben, Meral Çetiner, 19 ve 20 Mart 2024 tarihlerinde neredeydim? Bulunduğum yere kim için gittim ve kimlerle görüştüm? Bu görüşmelerin sonucunda 21 Mart 2024’te kimler, kiminle buluşmak için İstanbul’a gitti ve bu buluşma neticesinde Alanya’da 31 Mart yerel seçim sonuçları coşkuyla kutlandı? Koltuğa kimin oturduğuna bakarsanız, parçaları çok kolay birleştirebilirsiniz diye düşünmekteyim. Bu soruların cevaplarını bugüne kadar açıklama gereği duymamamın sebebi benim karakterimdendir.

O dönemde “Birleşe Birleşe Kazanacağız” diyerek halkın her kesimini kucaklayacağını öne sürenler, bugün aynı söylemi “Benim her şeyim var, kimseye ihtiyacım yok” şekline dönüştürmüş durumda. Oysa insanın paradan çok insana ihtiyacı vardır. Bunu bu zamana kadar iyi ya da kötü öğrenememiş olmanız beni gerçekten üzdü. Bu kadar özgüveni olup her şeye sahip olduğunu söyleyen; bazı siyasi statüye sahip insanların yanında yüzlerce personelinin olduğunu ve kul hakkına girmemeye inanılmaz dikkat ettiğini övünerek anlatan bu kişi, keşke öncelikle girdiği kul haklarını ödemeyi bilseydi.

Bir zamanlar yanınızda dimdik duran bir kardeşiniz olarak yeni yılda dileğim şudur:
Umarım insanın en çok insana ihtiyacı olduğunu anlarsınız ve umarım girdiğiniz kul hakları dahil tüm borçlarınızı 2025 yılında bırakırsınız.
Sevgi ve saygılarımla,
Meral Çetiner

Exit mobile version