Sevgili okurlarım,
Yazıma, Türk siyasetinin unutulmaz isimlerinden merhum Süleyman Demirel’in hafızalara kazınan şu sözüyle başlamak istiyorum:
“Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır.”
Gerçekten de bugün yaşadığımız siyasi atmosfer, bu sözün ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Artık öyle bir dönemden geçiyoruz ki; sabah konuşulan bir siyasi denklem akşama değişebiliyor, dün birbirine en sert eleştirileri yönelten isimler bugün aynı karede yer alabiliyor. Hatta dün savunulan görüşlerin tam zıttı fikirler dahi kısa süre içerisinde benimsenebiliyor.
Son dönemde Türkiye genelinde yaşanan istifalar, parti değişiklikleri ve yeni siyasi oluşumlara katılımlar, siyasette hiçbir şeyin kesin olmadığını bir kez daha tescillemiş durumda.
Peki, bu tablonun Alanya’daki yansıması ne olacak?
İşte asıl merak edilen soru da bu…
Gözler bugün Alanya siyasetine çevrilmiş durumda.
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in, yerel seçimlerden kısa süre önce AK Parti üyeliğinden istifa ettiği kamuoyunun bildiği bir gerçektir. Bugün ise kendisini daha çok yerel yönetim anlayışı üzerinden tanımlayan ve ideolojik siyasetten uzak durmaya çalıştığını ifade eden bir profil çizdiği görülmektedir.
Ancak siyasetin doğası gereği hiçbir ihtimal tamamen göz ardı edilemez.
Benim kişisel değerlendirmem; önümüzdeki süreçte yerel yönetim dengeleri, siyasi gelişmeler veya oluşabilecek yeni şartlar doğrultusunda Sayın Osman Tarık Özçelik’in siyasi tercihleri konusunda farklı adımlar atmasının ihtimal dahilinde olduğudur. Elbette bu, tamamen benim siyasi gözlemim ve yorumumdur; geleceğe ilişkin kesin bir bilgi ya da iddia değildir.
Çünkü siyaset, öngörülemez gelişmelerin en yoğun yaşandığı alanlardan biridir. Bugün “asla olmaz” denilen birçok gelişmenin yarın gerçekleşebildiğine defalarca şahit olduk.
Belki de bu yüzden Süleyman Demirel’in o meşhur sözü, yıllar geçmesine rağmen hâlâ güncelliğini koruyor:
“Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır.”
Peki siz ne düşünüyorsunuz?
Alanya siyasetinde önümüzdeki dönemde yeni parti değişiklikleri ya da siyasi sürprizler yaşanabilir mi?
Yoksa mevcut tablo uzun süre değişmeden devam mı eder?
Takdiri her zaman olduğu gibi siz değerli okurlarımıza bırakıyorum.
