Eleştiriye Tahammülsüzlük, Güçlü Yönetim Göstergesi Değildir

KÖŞE YAZISI kapak (1)

Alanya‘da son günlerde yaşanan tartışma aslında yapılan bir yol çalışmasından çok daha büyük bir meseleyi gözler önüne seriyor. Tartışmanın merkezinde altyapı ve üstyapı yatırımları değil, eleştiriye verilen tepkinin niteliği bulunuyor.
AK Parti Grup Başkanvekili Ömer Faruk Kadıoğlu’nun şehir merkezindeki çalışmalarla ilgili eleştirilerine cevap vermek isteyen Alanya CHP İlçe Başkanı Bülent Kandemir, ilk bakışta yapılan yatırımları anlatan bir açıklama yayınladı. Ancak açıklamanın satır aralarına bakıldığında, belediyenin eleştirilere cevap vermekten çok eleştiriyi yapan kişiye cevap verme telaşına düştüğü görülüyor.
Oysa kamu yönetiminde esas olan, sorulan soruya cevap vermektir.
Bir siyasetçi eksik gördüğü noktaları dile getirdiğinde, belediyenin görevi o eksikliklerin neden var olduğunu açıklamak veya iddiaların doğru olmadığını verilerle ortaya koymaktır. Bunun yerine açıklamada “önce araştırsın”, “partisine sorsun”, “devlet kurumlarına danışsın” gibi ifadelerin tercih edilmesi, savunmanın teknik zeminden siyasi zemine kaydığını göstermektedir.
Daha da dikkat çekici olan ise açıklamanın sonunda kullanılan “Bunu kendisinin siyasi toyluğuna veriyorum” cümlesidir.
Bir belediye yönetimi, kendisini eleştiren bir siyasetçiye karşı bu dili kullanıyorsa burada durup düşünmek gerekir. Çünkü bu ifade bir proje savunması değil, doğrudan kişisel bir küçümsemedir. Belediyenin görevi siyasi rakiplerine ders vermek değil, vatandaşın vergileriyle yürütülen hizmetlerin hesabını vermektir.
Asıl sorulması gereken soru şudur:
Ömer Faruk Kadıoğlu’nun eleştirileri gerçekten dayanaksız ise neden bu kadar sert bir üsluba ihtiyaç duyuldu?
Yapılan iş ortadaysa, başarı gerçekten anlatıldığı kadar büyükse, buna en güçlü cevap zaten ortaya çıkan hizmet olurdu. Bir yatırımın başarısı, muhalifleri küçümseyerek değil, vatandaşın memnuniyetiyle ölçülür.
Açıklamada ayrıca geçmiş dönem belediye yönetimleri hedef alınarak “10 yılda bir çivi çakılmadığı” iddiası öne sürülüyor. Bu da dikkat çekici bir başka noktadır. Çünkü eleştirilen konu bugünün çalışmalarıdır. Eğer bir belediye güncel eleştirilere cevap verirken sürekli geçmiş yönetimleri gündeme taşıyorsa, kamuoyu ister istemez şu soruyu sorar:
Madem bugün yapılan işler bu kadar başarılı, neden savunma geçmişe dönük siyasi hesaplaşmalar üzerine kuruluyor?
Yerel yönetimlerin görevi siyasi polemik üretmek değil, şehir yönetmektir. Güçlü belediyeler eleştiriden rahatsız olmazlar. Tam tersine eleştiriyi kendilerini geliştirecek bir fırsat olarak görürler.
Alanya’nın ihtiyacı olan şey daha fazla siyasi kavga değil, daha fazla siyasi olgunluktur.
Çünkü eleştirene “toy” demek kolaydır.
Zor olan ise eleştiriyi sakinlik içinde karşılayıp, kamuoyunu ikna edebilmektir.

Exit mobile version