Alanya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Başkan Nurhan Özcan başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda kentin gündemindeki önemli başlıkları değerlendirdi. Toplantıda, Kent Konseyi Genel Kurulu tarafından kabul edilen 7 tavsiye kararının Alanya Belediye Meclisi’ne gönderilmesine karar verilirken, toplantının özel gündeminde ise Alanya’nın depremselliği ele alındı.

Alanya’nın çevre, sürdürülebilirlik, gençlik, erişilebilirlik, kamusal yaşam ve afetlere dirençlilik gibi başlıklardaki ihtiyaçlarının değerlendirildiği toplantıda, kent için hazırlanan tavsiye kararlarının ilgili kurumların gündemine taşınması kararlaştırıldı.
7 tavsiye kararı Belediye Meclisi’ne sunulacak
Alanya Kent Konseyi Genel Kurulu’nda kabul edilen 7 tavsiye kararının Alanya Belediye Meclisi’nin değerlendirmesine sunulması kararlaştırıldı.
Kararlar arasında Alanya Yağmur Suyu Hasadı ve Gri Su Eylem Planı’nın hazırlanması, Alanya Kent Ağaçları Envanteri ile Gölge ve Isı Haritası’nın oluşturulması ve “Suyunu Doldur Alanya” Plastik Azaltım ve Su Dolum Noktaları Projesi’nin hayata geçirilmesi bulunuyor.
Kent Konseyi’nin diğer tavsiyeleri ise Alanya Gençlik ve Sanat Sokağı Projesi’nin oluşturulması, kentin doğu ve batı bölgelerine yeni engelsiz halk plajları kazandırılması, farklı engel gruplarının kullanımına yönelik çok amaçlı Engelsiz Spor Merkezi oluşturulması ve Alanya plajlarının temizliği için ortak bir organizasyon modelinin hayata geçirilmesi oldu.
Bu kararlarla birlikte Kent Konseyi, çevrenin korunmasından su kaynaklarının verimli kullanılmasına, gençlerin sosyal yaşamından erişilebilirliğe kadar farklı alanlarda kentin ihtiyaçlarına yönelik önerilerini Belediye Meclisi’nin gündemine taşıyacak.
Bu ayın gündemi Alanya’nın depremselliği
Alanya Kent Konseyi’nin her ay kentin öncelikli konularından birini alanında uzman isimlerin katkısıyla değerlendirdiği toplantının bu ayki konusu “Alanya’nın Depremselliği” oldu.
Toplantıda Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi ve Jeofizik Mühendisi İhsan Erman Kaptanoğlu, Alanya’nın deprem riski, fay sistemleri, zemin yapısı, yapı stoku ve bölgedeki deprem kaynakları hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
Kaptanoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve Alanya’nın da bu gerçeklikten ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. MTA diri fay haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaptanoğlu, Alanya ilçe sınırları içerisinde çok sayıda küçük kırık ve fay bulunduğunu, ancak bunların uzunlukları ve yapıları itibarıyla çok büyük depremler üretmesi beklenen faylar olmadığını ifade etti.
Alanya’nın kendi sınırları içerisinde büyük deprem oluşturabilecek bir fay bulunmamasına rağmen çevresindeki fay sistemlerinden etkilenebileceğine dikkat çeken Kaptanoğlu, özellikle Helen Yayı, Kıbrıs Yayı ve Aksu Bindirme Fay Sistemi’nin Alanya açısından önem taşıdığını söyledi.
Zemin yapısı ve bina yaşı önemli
Toplantıda Alanya’nın deprem riskinin değerlendirilmesinde yalnızca fay hatlarının değil, zemin özellikleri ve yapı stokunun da dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Kaptanoğlu, depremin hissedilme şiddetinde zemin yapısının önemli bir faktör olduğunu belirterek, düz ve alüvyon zeminlerde sarsıntının daha şiddetli hissedilebildiğini, dağlık ve kayalık bölgelerde ise bunun daha düşük olabileceğini ifade etti.
Özellikle sahile ve dere yataklarına yakın alüvyon zeminler üzerindeki eski yapıların kontrol edilmesinin önemine dikkat çeken Kaptanoğlu, 2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların yapı denetim sistemi, beton kalitesi, kullanılan demir ve güncel deprem yönetmeliğine uygunluk açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Alanya’nın denize yakınlığı, rutubet ve yer altı su seviyesinin de yapıların taşıyıcı sistemleri açısından dikkate alınması gerektiğini belirten Kaptanoğlu, zaman içerisinde oluşabilecek korozyon ve dayanım kayıplarına karşı yapı sahiplerinin binalarının mevcut durumunu uzmanlara kontrol ettirmesinin önemini vurguladı.
Alanya çevresindeki deprem geçmişi masaya yatırıldı
Toplantıdaki sunumda Alanya çevresindeki tarihsel deprem verileri de değerlendirildi.
Alanya Lisesi merkez alınarak yapılan değerlendirmelere göre, Alanya’nın 200 kilometrelik çevresinde son 125 yılda 6 ile 7 büyüklüğü arasında 6 deprem meydana geldi. Bu alan içerisindeki en büyük depremin ise 1914 yılında meydana gelen 6,9 büyüklüğündeki Burdur-Halıcılar depremi olduğu belirtildi.
400 kilometrelik çevre değerlendirildiğinde ise son 125 yılda 6 ile 7 büyüklüğü arasında 37, 7 ile 8 büyüklüğü arasında ise 2 deprem meydana geldiği aktarıldı. Bu bölgedeki en büyük depremin 1957 yılında Fethiye açıklarında meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki deprem olduğu ifade edildi.
Kaptanoğlu ayrıca Akdeniz’de meydana gelebilecek büyük depremler sonrasında tsunami ihtimalinin de tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Mevcut değerlendirmelere göre Alanya kıyılarında olası tsunami dalga yüksekliğinin yaklaşık 0,5 ila 1 metre arasında tahmin edildiğini ifade etti.
Nurhan Özcan: “Kentin öncelikli konularını uzmanlarıyla ele alıyoruz”
Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan, toplantının ardından Kent Konseyi’nin çalışmalarında ortak akıl, katılımcılık ve bilimsel yaklaşımı esas aldığını belirtti.
Kentin öncelikli konularını her ay alanında uzman isimlerin katkısıyla değerlendirmeye devam edeceklerini ifade eden Özcan, Genel Kurul’da kabul edilen tavsiye kararlarının da Alanya Belediye Meclisi’nin değerlendirmesine sunulacağını söyledi.
Kent Konseyi’nin yalnızca sorunları gündeme taşıyan bir yapı olmadığını vurgulayan Özcan, kentte yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirmeyi ve bu önerileri ilgili kurumlarla paylaşmayı sürdüreceklerini belirtti.
Alanya Kent Konseyi; çalışma grupları, Yürütme Kurulu ve Genel Kurul aracılığıyla kentin ihtiyaçlarını gündeme taşımaya devam ederken, özellikle çevre, erişilebilirlik, gençlik, afetlere dirençlilik ve sürdürülebilir kent politikaları gibi başlıklarda çalışmalarını sürdürecek.

