Alanya’da turizm tesislerine yönelik yangın güvenliği uygulamaları, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu oldu. Edinilen bilgilere göre, yangın güvenliğine ilişkin yeni yönetmelik kapsamında otellere tanınan sürelerin uygulanış biçimi, sektör temsilcileri tarafından sorgulanıyor.
Bilindiği üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenleme ile otellerde yangın kapıları ve tahliye sistemlerine ilişkin zorunluluklar getirilmiş, bu kapsamda işletmelere ilk olarak 31 Aralık 2025 tarihine kadar süre tanınmıştı. Daha sonra yönetmeliğe ek süre verilerek, tesislere 31 Mayıs 2026’ya kadar uyum süresi tanındığı kamuoyuna yansımıştı.
Ancak iddialara göre, Alanya Belediyesi, Bakanlık tarafından tanınan bu sürelere rağmen, ilçedeki otellere yönelik farklı bir uygulama yürütüyor.
Önce Tebligat, Kısa Sürede Mühürleme İddiası
Turizm sektöründen edinilen bilgilere göre; Alanya’daki bazı otellere, Bakanlığın yazısı eklenerek tebligat gönderildiği, tebligatın ardından ise çok kısa süre içinde mühürleme işlemlerinin gerçekleştirildiği ileri sürülüyor. İşletmeciler, yangın kapıları ve benzeri teknik düzenlemelerin bu süre zarfında fiilen tamamlanmasının mümkün olmadığını dile getiriyor.
Mühürleme Sonrası Ruhsat Güncellemesi Gündeme Geliyor Mu?
İddiaların bir diğer boyutu ise mühürleme sonrası süreçle ilgili. Bazı otellerin, geçmişte imar affından faydalanmış olmaları gerekçe gösterilerek, tesislerin yapıldıkları tarihten sonra metrekare artışı olduğu iddiasıyla ek ruhsat sürecine yönlendirildiği öne sürülüyor.
Bu kapsamda, mühürlenen tesislerin yeniden açılabilmesi için ruhsatların güncellenmesi gerektiği, bu süreçte ise “ruhsat bedeli”, “harç” ve benzeri adlar altında ödemeler talep edildiği iddia ediliyor.
“Mühürlendiği ve ardından yeniden faaliyete geçtiği” İbaresi hatalı, şöyle ki; mühürleniyor başvuru sonrasında geçici olarak yangın tadilatları yapılmasına müsaade ediliyor, itfaiye raporunun ve ruhsatın bitim işlemi ile birlikte tekrar faaliyete geçme hakkı kazanılıyor
300’e Yakın Otel İddiası
Kulislerde konuşulan bilgilere göre, şu ana kadar yaklaşık 300’e yakın otelin mühürlendiği, ardından gerekli işlemlerin tamamlanmasıyla yeniden faaliyete geçtiği ileri sürülüyor. Bu süreçte, çok sayıda işletmecinin ek mali yük altına girdiği, söz konusu uygulamanın turizm sektörü üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu ifade ediliyor.
Sektörde “Yetki Kullanımı” Tartışması
Turizm çevrelerinde, Bakanlık tarafından tanınan sürelerin yerel uygulamada fiilen geçersiz hale geldiği, yangın güvenliği gibi hayati bir konunun ise idari ve mali bir sürece dönüştürüldüğü yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bazı sektör temsilcileri, uygulamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Alanya dışında benzer ölçekte bir uygulamanın başka bölgelerde görülmediğini öne sürüyor.
Öte yandan belediye yetkililerinin, alınan önlemlerin kamu güvenliği kapsamında değerlendirildiğini savunduğu, ancak uygulamanın sonuçlarının turizm sezonu öncesinde ciddi mağduriyetlere yol açtığı iddialar arasında yer alıyor.
Yaşanan sürecin önümüzdeki günlerde hem turizm sektörü hem de ilgili kurumlar arasında yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.



