Travmalarımız ; içimize attığımız ve bastırdığımız tüm duygular bataklık gibi bizleri dibe çekiyor olabilir. Bu bazen görünen vitrinlere inanmak; bazı zamanlarda ise öykünmekle ilgilidir. Senin yaşamda bir ritmin ve hızın var bu ritme ve hız senin.. Yaşam senin ritmini hoş bir melodiye dönüştürmeni bekliyor..
Değersizlik hissiyle baş etmek için belki de kıyaslamayı durdurmak değil, yönünü değiştirmek: “Onlar gibi miyim?” yerine, “Ben nereden nereye geldim?” sorusunu sorman seni bir adım ileriye taşıyabilir.
Bu dönemde iç sesini fark etmen sana büyük oranda destekleyici olur çünkü değersizlik hissi çoğu zaman geçmişte öğrenilmiş bir cümledir; gerçek değil, alışkanlıktır. Şefkatli bir dil geliştirerek regüle olmak, kendinle konuşurken bir dostuna konuşur gibi konuşabilecek kadar nazik olmak..
Bazı zamanlarda küçük ama somut temaslarda bulunmanın da iyileştirici bir etkisi vardır. Yapabildiğin şeyleri yazmak, görünür kılmak çok değerli.. Zihin unutur, kağıt hatırlar. Unutma, herkesin hikâyesinde öykünme vardır ama değer, benzersizlikten doğar. Ve insan, kendini olduğu yere yerleştirdiğinde, başkasına bakmadan da yürüyebilir.




