Hava durumu raporlarından valilik uyarılarına, telefon bildirimlerinden sosyal medyaya kadar günlerdir meteorolojik uyarılar yapıldı. “Kuvvetli yağış, ani sel, taşkın riski” denildi. Hatta öyle ki vatandaşlar kendi arasında bile yağış planları yaparken, yerel yönetimin bu kadar hazırlıksız yakalanmış olmasını sizin aklınız alıyor mu?
31 Mart Yerel Seçimleri geride kaldığında “Alanya’ya güneş doğdu” manşetleri atıldı, sosyal medyada güller açtı, yeni dönemin umudu coşkuyla büyütüldü. Ancak bu şehrin sokaklarını çamur, evlerini ve dükkanlarını su bastığında o güneşin gökte değil, sadece sosyal medya ekranlarında parladığını acı bir şekilde gördük.
Günlerdir yapılan uyarılar dikkate alınsaydı bu denli bir mağduriyet yaşanır mıydı? Vatandaş evine girmek için diz boyu su geçmek zorunda mıydı? Esnaf, daha siftah yapmadan iş yerini sularla mı boşaltmalıydı? Yağmur yağdı diye hayat duruyorsa burada doğanın değil, yönetimin ihmali konuşulur.
Mazgallar neden önceden temizlenmedi?Sel riski olan bölgelerde neden erken çalışma başlatılmadı?
En azından geçici setler, yönlendirmeler, uyarı levhaları, iş makineleri hazır bekletilemez miydi?
Bu şehir geçmişte de yağmur gördü, ilk defa yağmur yağmadı. Ama her yağmurda aynı cümleleri duyuyorsak “Altyapı güncellenecek, çalışmalar yapılacak” diye; artık vaat değil iş görmek zorundayız. Vatandaşın kaybı “teselli” ile değil önlem ile engellenirdi.
Felaket yaşandıktan sonra kamera açıp, çekilen iki video paylaşmanın kimseye faydası yok. Sosyal medyada paylaşılan birkaç görüntüyle “Sahadayız” demek, sahada olunduğunun değil; sorunun çoktan kontrolden çıktığının işaretidir.
Halkın beklentisi krizden sonra görüntü vermek değildir.
Beklediği şey, krizden önce harekete geçmek, halk daha mağdur olmadan çözüm üretilmesidir.
CHP’nin ve Osman Tarık Özçelik’in seçilmesiyle yeni bir sayfa açıldığına inanan, umutlanan binlerce insan vardı. Ama görünen o ki sayfa açıldı, kitap kapandı.
Seçim gecesi yaşanan sevinç ne kadar gerçekse, bugün yaşanan mağduriyet de o kadar gerçektir.
Halk sıcak siyasete değil, soğuk gerçeğe bakar: Evine su giriyorsa, dükkanı zarar görüyorsa, çocuğu sınava giderken dizine kadar suya batıyorsa o yönetim sınıfta kalmıştır.
