Alanya:
“23 Yılın Ardından Kalbimde Yankılanan Anılar”
23 yıl önce, Alanya’nın sıcak kumlarına ilk adımımı attığımda, bilmeden büyülü bir serüvenin kapılarını aralıyordum. Bu 23 yıl boyunca yaşadığım deneyimler, duygusal zenginlikler ve anılar, sadece bir şehirde geçen zamanın çok ötesinde benim için büyük bir değer taşıyor.
Alanya, onlarca kilometre kıyı boyunca uzanan masmavi denizi, güneşi ve plajları ile ünlüdür. Ancak bu şehrin asıl etkileyen özellikleri tarihi derinliklerinde yatar. Antik Roma’dan Selçuklu dönemine, Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan tarih, Alanya’nın sokaklarında ve taşlarında yaşayan bir hikayedir. Bu hikaye, her köşesinde farklı bir tarihi dönemin izini taşır. Her hikaye hayatımıza dokunan bir zaman yolculuğu gibidir..
23 yıl önce bu şehre yerleştiğimde, bu güzel atmosferin sadece bir parçası olmayı umuyordum. Ancak zamanla, Alanya sadece benim yaşadığım bir mekan olmadı; bu şehir benim hayatımda kök salan bir deneyim haline geldi. Burada tanıdığım insanlarla dostluklar kurarak, yerel halkın sıcaklığına kapılıp, bu şehri ailem olarak kabul ettim.
Alanya, hayatımın birçok dönemine tanıklık etti. Her anı bu şehirde yaşandı ve bu şehirde özel bir anı olarak kaldı. Alanya’nın tarihine dokundum, onun hikayelerini dinledim ve bu şehirdeki her anımda hayatımın puzzle parçasının tamamlandığını hissettim..
Ancak 23 yıl boyunca tanık olduğum en etkileyici değişim, bu şehrin kendisinin yaşadığı değişim oldu. Yüksek binaların yükseldiği, altyapının geliştirildiği ve turizmin yükseldiği bir dönemi gözlemledim. Ancak bu değişimler, Alanya’nın ruhunu ve doğallığı ile burada yaşayan ismine halk denilen insanlarında saflığını yavaş yavaş öldürüyordu, ve bunlar olurkende her şey normalmiş gibi olmaya başlıyor ve bu şehrin büyüsü yavaş yavaş körelip ışığı sönüyordu.
23 yılın ardından, artık biliyorum ki, Alanya benim için sadece bir şehir değil, bir yaşam, bir aile ve bir miras. Bu şehirde geçen her anın anlamını anlıyorum ve bu güzellikleri gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğumuzu hissediyorum. Alanya, benim için sadece bir şehir değil, kalbimdeki özel bir yerdir ve bu bağ hiçbir zaman kaybolmayacak. Gelecekte de bu etkili şehri koruma ve yaşatma görevini üstlenmeye devam edeceğimden eminim. Alanya, 23 yıl boyunca kalbimde yankılanan anılarla dolu ve bu anılar, benim için sonsuz bir hazinedir. Burada yaşayıpta Hangi şehirden hangi ülkeden ve milletten kim olursa olsun kendini Alanya’nın bu şehrin bir parçası gibi görenler bu şehre ilk önce doğası ve doğallığı olmak kaydı ile kültürüne de sonuna kadar sahip çıkmalıdır diye düşünüyorum. Tabi ki bu sadece yaşayan halk ile sınırlı olamaz. Yerel idarecilerde bu koruma kalkanını Şehrin ve Halkın menfaatine sonuna kadar çalıştırmalılar.. Yerel idareciler, Alanya’nın zengin kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini, şehrin sakinlerinin ve gelecek nesillerin en büyük hazine olarak görmelidirler. Şehrimizi korumak ve geliştirmek, sadece kişisel çıkarlardan öte, toplumumuzun ve şehrimizin geleceği için yapılan bir yatırımdır. Şehir menfaati için bu koruma kalkanını sonuna kadar kullanmak, hem şehir sakinlerinin hem de kendilerinin en büyük kazancı olacaktır. Bu şehirde yaşayan herkesin gelecek kuşaklara bırakacağı en büyük miras, sevgi ve özenle korunan Alanya olmalıdır. Yerel yönetimler, bu mirası yaşatmak ve sürdürülebilir bir geleceğe taşımak için ellerinden geleni yapmalıdır.
Sağlıcakla..



