Sedanter bireyler için Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi haftalık 150 Dakika aktivite yapmak. Fitness Salonları,Pilates Salonları,Parklar,Koşu Parkurları artık daha kalabalık,herkes daha aktif olmak istiyor…
Sporda beslenmenin en önemli besin öğesi protein diye söylerler fakat bu kısmi olarak doğrudur. Her besin öğesinin bir görevi bir önemi vardır ve hepsinden yeteri kadar alınmalıdır.
Makro Besin Öğeleri (Karbonhidratlar,Proteinler,Yağlar ) ve Mikro Besin Öğeleri ( Vitamin ve Mineral ) ile sıvı alımının egzersiz öncesi,sırası ve sonrasındaki alım düzeyi elzem bir öneme sahiptir.
Karbonhidratlar (Alt Başlık )
Profesyonel sporcularda karbonhidratlar vazgeçilmez bir besin öğesidir. Spor sırasında vücutta glikojen depoları boşalır ve bu depoları doldurmak,bir sonraki antrenmana hazır olmak,rejenerasyon dediğimiz yenilenme sürecini destekler karbonhidratlar…
Proteinler (Alt Başlık )
Herkes spor yaparken sıkılaşmak ister değil mi ? Sıkılaşmak aslında bir yandan yağ yakmak bir yandan da kas kazanmaktır. Tabii sıkılaşacağım diye de protein tüketimini bir anda arttırmamak lazım. Dozajı korumak ve kademeli arttırmak gerekir. Kahvaltıda 1 adet haşlanmış yumurta yiyen biri bir anda 5 adet yumurta yemeye kalkarsa vücuda yarardan çok zarar verecektir. Burada temel etken;yapılan sporun şiddetine,sıklığına ve yoğunluğuna bağlı olarak protein ihtiyacının değişkenlik göstermesidir.
Yağlar (Alt Başlık)
Spora başlar başlamaz yediği tavuk göğsünü sıfır yağ ile haşlama olarak tüketmeye başlayan yanında tatsız,tuzsuz haşlanmış sebzeler tüketenleri duyuyorsunuzdur. Bir anda bunu yapmak vücuda zarar verecektir. Yavaş yavaş tüketme düzeyini ayarlayarak vücudu bu sürece hazırlamak,devam etmek daha doğru bir tercih olacaktır. Burada doğru yağları tüketmek de önemli. Zeytinyağı,badem yağı,ceviz yağı gibi…
Su (Alt Başlık )
Makro Besin ve Mikro Besin Öğeleri’nin yanında en önemli şeylerden biri de yeterli sıvı alımı…
Su tüketiminin öneminin herkes farkında artık. Sporda terle beraber sıvı kaybı olur ve bunu yerine koymak önemlidir. Elektrolit Kaybı ile özellikle Sodyum da kaybediyoruz. 4-5 litrenin üzerinde su tüketiminde Sodyum Seviyesi daha da düşebilir ve Hiponatremi dediğimiz Su Zehirlenmesi ortaya çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi olan günlük 2.5-3 litre su alımı yeterlidir. Tabii bu yapılan spor branşına göre farklılık gösterebilmektedir. Egzersiz sırasında tüketilecek su azar azar içilmeli. Yüksek şiddetli bir egzersizde hidrasyonu ve elektrolik dengesini sağlamak amacı ile izotonik sporcu içeceği de tercih edilebilir.
Beslenmeli bireyselleştirilmeli,her sporcunun yaptığı egzersize göre ihtiyaçları dikkate alınarak beslenme programları oluşturulmalıdır.
Sevgilerimle…
Teknik Direktör
Şafak ÖZAYDIN



