1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Köşe Yazısı-Yeniden Başla Anda Kal-İrem Tanıroğlu Namoğlu

Köşe Yazısı-Yeniden Başla Anda Kal-İrem Tanıroğlu Namoğlu

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haydi bir müzik aç ve yeniden başla!
Hayatının neresindeysen, hangi eşikteysen yeniden başlayabilirsin.

İster bir müzikle, ister bir kitapla, istersen bir yürüyüşle başla!
Lütfen yeniden başlayabileceğini hatırla…

Bilgece bir soruyla başlamak istersen, kendine şu soruyu sor:
“Ben kimim?”

Bu soruya vereceğin yanıtların tümünü toplasan, bir sen etmiyor, biliyor musun?

Bu soru bütün rollerin, bütün kimliklerin ötesinde biricik özünü hatırlaman için. Geri kalan ise senin hikayen. Bu hikayenin ötesindeki gerçek olan “seni” hatırlamak ister misin?
Bu hikayenin ötesine geçmek ister misin?

Cevabın “Evet” ise kendini keşfetme yolculuğunda, bu soru yoldaşın olsun.
Yol uzun, hatta çetin ancak kendini bilmek, kendi özüne varmak ve hikayenin ötesine geçmek çok keyifli.
Bu soruyu ister uyanır uyanmaz, ister gün içinde kendine vakit ayırdığında, istersen hissettiğin bir duygusal hal içinde, ister yaşanılan bir durum karşısında sor. Dilersen bir günlük tutarak sor ve gelen cevapları yaz. Gelen cevapların değişkenliğine inanamayacaksın! Ancak iz sürmenin tadına varacaksın.
En önemlisi ise sürekli tekrar eden cevaplar ki, onlar artık senin içine işlemiş, senin “ben” sandıkların…
Bunun iyisi, kötüsü, doğrusu, yanlışı yok mesele neye inandığını görmek. Kendin hakkında düşündüğün, hissettiğin hatta uydurup inandığın kimliklerin içine nasıl işlediğini keşfetmek. Kendine en çok ne söylemişsin, kendin hakkında en çok neye inanmışsın? Ben sandıkların, ne kadar fazla imiş şaşıracaksın!

Ben kimim diye sorduğunda gelen cevaplar, bir başkasının sana sorduğunda gelenler yerine senin kendine verdiklerinden çok farklı olabilir.
Örneğin birisi sana “Sen kimsin, kimlerdensin?“ diye sorduğunda hiç düşünmeden verdiğin yanıt adın, yaşın, nereli olduğun, hangi aileden olduğun, mesleğin ve yaşam içindeki çeşitli rollerin olur.
Peki ya bu, gerçekten doğru mu? Bu yanıtlar tam olarak seni yansıtıyor mu?
Hiç düşündün mü o rol, o meslek, o yaşayış biçimi olmasa ne kalırdı senden geriye?
Diyelim ki mesleğini değiştirdin ne oldu peki? Değişmez sandıkların değişince sana ne olur?
En önemlisi bu soruya kendinle başabaş kaldığında verdiğin yanıtlardır. Onlar adeta senin yeni yaşamının kaynaklarıdır. O yanıtlarla yeni yaşamının temellerini atacaksın. Kendinle başabaşa olunca biraz derine gidecek ve özüne daha yakın cevaplara ulaşacaksın. Hatta an gelecek öz seni bulacaksın. Kendinle tam bir uyum içinde yaşayacaksın.

Bu soruları keşif tadında sormayı ve yanıtlamayı unutma.
Hatırla, bu bir keşif yolculuğu. En çok şefkate ihtiyaç duyduğumuz anlar sadece canımızın en çok yandığı anlar değil. Aynı zamanda o anlara dönüp baktığımız, yani onlarla yüzleştiğimiz anlarda da şefkate ihtiyacımız oluyor. Şefkatle birlikte güvende olduğumuzu hatırlamak, kendimize inanmak, kendimizi sevmek, hem yolda ihtiyacımız, hem kendimize vardıkça artan alanlarımız.

Bu yolculuk benim için bir kitapla başladı ve hayatımın belli zamanlarında ilginç şekillerde karşıma çıkıyordu. Sanki hep benimleydi de ben o an, ansızın duyuyordum.
Henüz daha lisedeyken okuduğum bir aşk romanı şu cümle ile başlıyordu:“Ben kimim? Ve merak ediyorum, acaba bu hikaye nasıl sona erecek?” Cümlenin büyüsüne kapılarak kitabı bir solukta okumuştum. Bir aşk romanı bu neden bu cümle ile başlar diye düşünürken, derin bir sevgi ilişkisinin kesinlikle bu soru ile başlayacağını ise yıllar sonra keşfedecektim. O kitaptan güzel bir kaç satırı ve bu soruyu alıp yola devam ettim.

Bir gün yolda yürürken ansızın içimden bir ses “Ben kimim ? “ diye soruyordu bana. Şimdi bu da nereden çıkmıştı? O an yadırgadım. Çok sonra zamansız gelmediğini farkedecektim.

Yanıtlar bir yana “Ben kimim ?” sorusu, bu soruya verdiğim cevaplardan önce beni yolda tutan bir soru oldu. Yaşamımın dönüm noktalarında, vermem gereken önemli karar anlarında yoldaşımdı.
Yanıtlar ise yolu heyecanlı, ilginç ve keyifli kıldı. An geldi aldığım cevaba şaşırdım. An geldi cevap beni aştı. Bazen bu cevaptan hiç hoşlanmadım ve bu cevabı nasıl dönüştürebilirim diye düşünüp durdum.
Benim bu soruya verdiğim cevap yıllar içinde çokça değişti. “Ben kimim?” sorusunun cevabının bu kadar değişken olması ise harika bir şey. Bu soru bize her an, her koşulda istersek değişip dönüşebileceğimizi hatırlatıyor. Ya değişemeseydik, daha fena olmaz mıydı?
Benim için “değişim ve dönüşüm” tılsımlı sözcükler. Her şeyin aynı kalması mümkün olabilir mi?
Bir Yunan bilgesi olan Herakleitos “Safto to kosmo ola alazun. Tipota sen meni idio.” yani “Aynı nehirde
iki defa yıkanamazsın!” demiş. Nehir suyu taşır, zaman da seni taşır. Andan ana değişip dönüştüğümüz gibi bu sorunun yanıtı da bizimle değişiyor. Gözlerini kapatıp kalbini açtığında ise “Ben kimim?” sorusuna aldığın cevap ise yaşamının bütün seyrini değiştirecek güçtedir.

Yıllar geçti bu soruyu meditasyon pratiklerinde kendime nasıl sorabileceğimi öğrendim. Bu soru ile defalarca meditasyon yaparak çeşitli yanıtlara ulaştım. Pek çok farklı deneyimden geçtim. Sonunda bu cümlenin sihrini anladım. An’da değişmek, yaşamın tümünü değiştirip dönüştürmek için sihirli bir değneğe ihtiyacımız yok. Bu soruyu sormak ve cevabın izin sürmek yeterli. Sır basitliğinde… Sır kendi içinde… Kendi özünde.

Tüm bilgeler, yaşamları boyunca bu sorunun izini sürmüş ve derindeki özünü kucaklamış desem sorar mısın kendine?

Bilgece bir yaşam için bu sorunun sana eşlik etmesini diliyorum. Merak ettiklerin ve soruların için @iremdenilhamla sayfamda buluşalım.

Sevgilerle,
Rehberin İrem.

Köşe Yazısı-Yeniden Başla Anda Kal-İrem Tanıroğlu Namoğlu
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.