Cumhuriyetimizin 102. yılını kutlarken, gençler ve genç yetişkinler olarak içimize sığmayan o coşkunun yanında, kalbimizin bir köşesinde ince bir sızı ve mahcubiyet dolaşıyor. Çünkü bu toprakların gençleri, Atatürk’ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni içinde bulunduğu “ahval ve şerait”ten daha güçlü bir geleceğe taşımak isterken, zaman zaman ellerinin kollarının bağlı olduğunu hissediyor.
Sosyal kaygılar, geçim sıkıntıları, siyasal gündem, küresel problemler…
Ülkenin dört bir yanında gençler, geleceğe dair umutlarını korumak için çabalıyor.
Bir kesim bu topraklarda tutunmanın yollarını ararken, bir kesim ise kendini dışlanmış hissedip umudunu başka diyarlarda arıyor.
Fakat tüm bu farklılıkların ötesinde, herkesin kalbinde aynı soru yankılanıyor:
“Bu ülke yeniden umutla dolabilir mi?” Evet, dolabilir.
Çünkü bu millet, en karanlık günlerden bile umudun ışığıyla çıkmayı başarmış bir millettir.
Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda halkın umutlu olmaktan başka seçeneği yoktu.
O umut, hayal kurmanın bile lüks sayıldığı bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti’ni var eden en büyük güçtü. Ve o gücü bir araya getiren, dağılan hayalleri tek bir ideale yönlendiren bir lider vardı: Mustafa Kemal Atatürk.
O, umudu yalnızca bir duygu olarak değil; bir milletin yeniden doğuşunu mümkün kılan bir irade olarak gördü.
Yorgun, yoksul ve yıkılmış bir halkın içindeki ışığı fark etti. o ışığı büyüttü, inanca dönüştürdü, sonra da bir Cumhuriyet’e…
Atatürk, Cumhuriyet’i kurduktan sonra o umudu gençlere yönlendirerek “Bütün ümidim gençliktedir.” dedi ve en büyük eserim dediği Cumhuriyet’in geleceğini bizlere emanet etti.
Bugünün şartları zorlayıcı olsa da, umudu diri tutmak artık her zamankinden daha büyük bir sorumluluk.
Çünkü adil, özgür ve çağdaş bir Türkiye hayali hâlâ milyonlarca yürekte yaşıyor.
Bir idealin eksikliğini hissediyorsak, o ideal hâlâ içimizde demektir.
Atatürk’ün gösterdiği yol, zaman zaman sisle kaplansa da kaybolmaz.
Bir gün, bu ülkenin gençleri yeniden o yolu bulacak.
Ve o gün geldiğinde Cumhuriyet, yeniden ilk günkü heyecanıyla nefes alacak.
O zaman gençler, Gazi’nin huzuruna başı dik çıkacak:
“Geç kaldık belki Atam… ama emaneti yere düşürmedik.”
Sözlerimi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözüyle noktalamak istiyorum:
“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun.
İlelebet Cumhuriyet!

GÜNDEM
1 gün önceGÜNDEM
2 gün önceSİYASET
2 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceGENEL
7 gün önce

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.