Ama bazen küçük dokunuşlar, o yoğun baskıyı birkaç dakika içinde hafifletmeye yetiyor. Bu yazı bir sağlık tavsiyesi değil; daha çok başın daraldığında elinin gittiği, günlük hayattan süzülmüş rahatlatıcı püf noktalarının kısa bir derlemesi.(Sağlık tavsiyesi değildir.)
Sessizliğe Mini Kaçamak
Migren yükselmeye başladığında çoğu kişinin içgüdüsel olarak yaptığı şey belli: Gözleri kapatıp birkaç nefeslik bir kaçamak. Karanlık bir köşe, kısa bir mola… Beynin uğultusunun yumuşamasına bile yetebiliyor.

Enseye Hafif Bir Ferahlık
Buz gibi bir yüzeyin enseye teması… Sanki başın içindeki sıcaklığı söküp alıyormuş gibi bir his. Evde dondurucu ne saklıyorsa, birkaç dakikalığına iyi bir eşlikçi olabilir.
Şakaklara Minik Dairesel Hareketler
Kendi kendine yapılan ufak bir masajın şaşırtıcı bir etkisi var. Şakaklara hafif basınç uygulayıp küçük daireler çizmek, o zonklamanın ritmini yavaşlatabiliyor. Tamamen kişisel bir yöntem, ama çoğu kişi bunu “ilk refleks” olarak anlatır.
Kokuların Gücü
Bazıları için lavanta, bazıları için nane… Sevdiğin kokudan bir miktar avuca alıp koklamak ya da şakaklara hafifçe sürmek, zihni başka bir yere taşıyan küçük bir kaçış yaratıyor.
Derin Bir Nefesle Yeniden Başla
İyi bir nefes, bazen günün gidişatını değiştirir. İçine büyük bir nefes alıp yavaşça vermek, baştaki gerginliği bir miktar gevşetebiliyor. Sanki içinden bir düğüm çözülüyormuş gibi.
Kısa Sözün Özeti
Migreni tamamen yok eden mucizeler yok; ama herkesin kendince bulduğu küçük hileler var. Kimisi sessizliğe sığınır, kimisi soğuk dokunuşa… Bu yazı da tam o “kişisel çözümler”den ilham alan, pratik bir rahatlama rehberi niteliğinde. Şimdiden Herkese Geçmiş Olsun :))

