Devletin Açıkları Kullanılmış, Gerçek Kişi Ortada Yokken Tapu El Değiştirmiş
Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşandığı öne sürülen bir dolandırıcılık vakası, tapu sisteminin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koymuş. İddialara göre, 958 metrekarelik bir arsa sahte belgelerle satılmış. Üstelik bu satışın 15 milyon TL bedelle gerçekleştirildiği belirtilmiş.
Arsanın asıl sahibi Ümmü Demirkıran’ın yurtdışında olduğu sırada, 28 Mart 2025’te Alanya Tapu Müdürlüğü’nde resmi işlem yapılmış gibi gösterilmiş. Tapuyu alan ismin M.Y.Ö. olduğu kaydedilmiş ancak işlemi fiilen yapan şahsın kim olduğu netlik kazanmamış. Sahte belgelerle Ümmü Demirkıran’ın yerine geçildiği ve kimlik doğrulaması yapılmadan satış işleminin tamamlandığı öne sürülmüş.
Bu olayda toplam 15 milyon TL’lik bedeli banka yoluyla, 8 milyonunun ise elden teslim edildiği iddia edilmiş. Bu durum, yalnızca sahte evrakla tapunun devri değil, aynı zamanda vergi kaçırıldığına dair ciddi şüpheleri de beraberinde getirmiş.
“FOTOĞRAF KONTROLÜ 2013’DE ÇIKAN KANUNLA ÇEK ETME ZORUNLULUĞU KALDIRILMIŞ”
Yetkili bir ismin verdiği bilgilere göre, 2013 yılından bu yana tapu işlemlerinde kimlikteki fotoğrafla şahsın yüzünün karşılaştırılması zorunluluğu kaldırılmış. Bu boşluk, sahte kimlikli kişilerin işlem yapmasını kolaylaştırmış.
“ALMAN KİMLİĞİYLE İŞLEM YAPILMIŞ, TÜRK KİMLİĞİ SORULMAMIŞ”
İddialara göre tapu devri sırasında kullanılan belgeler arasında Alman pasaportu ve Alman kimliği yer almış. Kimlikte “turist” ibaresi bulunmasına rağmen, Türk vatandaşlığına ilişkin herhangi bir doğrulama yapılmadan işlemin tamamlandığı belirtilmiş. Bu durum, “Neden vatandaşlık doğrulaması yapılmamış?” sorusunu gündeme getirmiş.
Yetkili bir isme göre, yurtdışı kaynaklı kimlik belgeleri için sistemde anlık doğrulama yapılamıyormuş. Türkiye’deki tapu sisteminin, bu tür belgelerin gerçekliğini sorgulayacak teknik altyapıya sahip olmadığı iddia edilmiş. Bu eksikliğin, sistemdeki büyük bir açık olduğu ileri sürülmüş.
“BELGE GERÇEĞE BENZİYORSA MEMUR SORUMLU SAYILMIYORMUŞ”
Hukukçulara göre, belge sahte olsa bile gerçeğe uygun görünüyorsa tapu memuruna sorumluluk yüklenemiyormuş. Bu da dolandırıcıların, özenle hazırlanmış sahte belgelerle milyonluk gayrimenkulleri kolaylıkla devredebileceği anlamına geliyormuş.
YABANCIYA ZIRH, YERLİYE AÇIK KAPI!
- Yetkili bir ismin iddiasına göre, sistem yabancı uyruklu kişilere yönelik kimlik doğrulamasında son derece zayıf kalıyormuş. MERNİS üzerinden yerli vatandaşların bilgilerine anında ulaşılabilirken, yabancılarla ilgili doğrulamalar yapılamıyormuş. Bu da uluslararası dolandırıcılık olaylarında devletin çaresiz kalmasına neden oluyormuş.



