Esnaf Yapılandırma Bekliyor, İktidar Yabancı Sermayeye Kıyak Geçiyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni ekonomi tasarısı bir gerçeği yeniden gözler önüne sermiştir:
Bu ülkede yıllardır vergisini ödemeye çalışan esnafın, çiftçinin, emekçinin, küçük işletmenin sırtına yük bindirilirken; yabancı sermayeye adeta kırmızı halı serilmektedir.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında esnafın en büyük beklentisi nettir: Gerçek bir yapılandırma.
Çünkü artık milyonlarca vatandaş borcunu inkâr etmiyor; sadece yaşayabileceği şartlar istiyor.
Faiz yükü altında ezilen, SGK ve vergi borçları katlanan esnaf nefes almak istiyor.
Ancak tasarıya bakıyoruz… Yabancı yatırımcıya 20 yıl vergi istisnası… Transit ticarete neredeyse tam vergi muafiyeti… Yurt dışından gelen paraya düşük oranlı avantajlar…
Yabancı şirketlere özel teşvikler… Peki Türk vatandaşına ne var? Faiz. Ceza. E-haciz. Bloke. Denetim baskısı. Her ay büyüyen SGK ve vergi yükü…
Kendi ülkesinin insanına vergi sopası gösteren, yabancı sermayeye ise “buyurun efendim” diyen bir ekonomik anlayış sürdürülebilir değildir.
Biz yabancı yatırım gelsin istemiyor muyuz? Elbette istiyoruz. Ancak önce bu ülkenin insanı ayakta kalmalıdır.
Bugün Alanya’da da Türkiye’nin dört bir yanında da binlerce esnaf aynı cümleyi kuruyor:
“Devlet yabancı yatırımcıya gösterdiği kolaylığın yarısını bize göstermedi.”
Çünkü mevcut sistemde dürüst çalışan cezalandırılıyor. Vergisini zamanında ödemeye çalışan ayakta kalamıyor. Krediye ulaşamayan üretici iflas ediyor.
Küçük işletme yüksek faiz altında eziliyor. Sonra ne oluyor? Borç büyüyor. Vergi büyüyor. Ceza büyüyor. Ama ekonomi küçülüyor.
Ben daha önce sosyal medya paylaşımlarımda da açıkça ifade ettim: Türkiye’nin göstermelik değil, gerçek bir yapılandırmaya ihtiyacı vardır. 36 ay değil, en az 60-72 ay vadeli…
Düşük faizli… Esnafı yeniden ayağa kaldıracak… SGK, vergi ve kamu borçlarını sürdürülebilir hale getirecek bir yapılandırma şarttır.
Sadece tahsilat odaklı değil, yaşatma odaklı bir sistem kurulmalıdır. Matrah artırımı yapılmalı… Kasa ve stok affı getirilmeli… Esnafın üzerindeki faiz yükü azaltılmalı…
Üretene nefes kredisi sağlanmalıdır. Devletin görevi vatandaşını düşman gibi görmek değil, yaşatmaktır. Bu millet yıllardır vergisini ödedi.
Depremde ödedi. Pandemide ödedi. Krizde ödedi. Ama artık vatandaş şunu soruyor: “Ben kendi ülkemde neden ikinci plandayım?”
Biz Zafer Partisi olarak diyoruz ki:
Türk milletinin alın teri, yabancı sermayeden daha değersiz değildir.
Öncelik; Londra’daki fonlar değil, Alanya’daki esnaf olmalıdır.
Öncelik; sıcak para değil, Türk milletinin üretim gücü olmalıdır.
Gerçek ekonomi, tabelalarda değil; kepenk açık tutmaya çalışan esnafın mücadelesinde yazılır.
Bugün yapılması gereken şey; yabancıya ayrıcalık dağıtmak değil, Türk vatandaşına adalet sağlamaktır.
Fikret Türkoğlu
Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı



